Warning: Expression #15 of SELECT list is not in GROUP BY clause and contains nonaggregated column 'lilakutu_prod.f.adi' which is not functionally dependent on columns in GROUP BY clause; this is incompatible with sql_mode=only_full_group_by in /home/forge/lilakutu.com/lib/ezSQLnew/mysql/ez_sql_mysql.php on line 256

kızarıklık, ton farkı, mimik çizgileri, elektriklenen saçlar..

Merhaba Bu siteyi kesfetmem cok guzel oldu kardesim araciligi ile :)
simdi benim uzerinde durdugum ve yeni yeni onemsemeye basladigim ama gec kaldigimdan korktugum yuz bakimi 33 yasindayim ve yuzum karma cilt tipinde mesela burun ve etrafı yagli ama dudak etrafi goz kas etrafi kuru Simdi şahsımın yasadigi sıkıntılar ve ihtiyaclarimdan bahsedeyim 1 Si , yuzum cok cabuk kizariyor ozellikle yaz doneminde aninda domates e donen bir yuz Kilcal damar problemi ile ilgili olabilecegini duydum bunun icin bana mucizevi ürünler sunarsaniz cok sevinirim Arifoglunun at kestanesi urununu duymustum bu sizde var mi? ya da baska ne tavsiye edersiniz?
2 Si yuz icin c vitamini urunleri gordum bunlar nekadar faydali ne icin faydali bana bununla ilgili tavsiye urunler gosterin lutfen ya da e vitamini hangi vitamin daha iyiyse Yuz parlakligi veren,yuzdeki renk orantisizligi icin ve kirisikliklara iyi gelecek urunler neler Bu arada kozmetik urunler cok sık kullaniyorum ornegin fondoten vs Onerceginiz urunleri kullandiktan sonra fondöten surmek bi sakinca dogurur mu? ya da urunleri gece yatmadan temiz cilde surup emilmesini sagladiktan sonra mi makyaj yapmaliyiz?
3 Su sac im kuru ve dalgali bir sac tipi ve buyuzden de cabuk kabarir elektiriklenir Sac icin yumusacik dökümlü saclar icin ne onerirsiniz?
4 Su de goz etrafi dudak etrafi mimik cizgileri ve kirisikliklar icin ne onerirsiniz?
sorularim simdilik bu kadar cok tesekkurler simdiden :)
Esra A. - 34 Yaşında - Trabzon
Ayseli KUTLU LilaKutu Güzellik Uzmanı
Merhaba,

Hassas ciltler çok ince ve narin yapılarından dolayı çabuk kızaran, hırpalanması kolay, her şeye tepki veren, sıklıkla alerjik ciltlerdir. Kılcal damarları yüzeye çok yakın görünür. Temizlenmesinde yumuşak sütler, nemlendirilmesinde bağışıklılığı destekleyci kremler kullanılması şarttır.

1. Sadece "hassas ciltler" için üretilmiş ürünler kullanın

Kimyasal kokular, koruyucular ve kuvvetli sentetik renklendiriciler kullanılmış kozmetiklerden kesinlikle kaçının. Makyaj malzemenizi ve cilt bakım ürünlerinizi, kimyasallardan arınmış, petrol türevleri, alkol gibi cildi tahriş etmeyen içerikleri garantilenmiş "organik "markalardan seçin.

2. Güneşten ve rüzgarlı havalardan kaçının

Güneş ve rüzgar hassas cilt üzerinde yanık oluşturur ve çatlamasına sebebiyet verir. Direkt güneşe çıkmayın. Çıkacağınız zaman mutlaka SPF içeren koruyucu kremlerinizi sürün ve şapkanızı takmayı unutmayın.

3. Ne yediğinize dikkat edin

Bazı besinler ciltte yanma yapabilir ve alerjiye sebebiyet verebilir. İnek sütü ve ürünleri, yumurta, kabuklu deniz ürünleri, yerfıstığı, marine edilmiş etler, asitli yiyecekler, aşırı baharatlanmış yağlı/şekerli yemekler yaygın alerjenlerden bazılarıdır. Teknoloji geliştikçe besinlere eklenen katkı maddeleri de çeşitleniyor. Bunlar da çeşitli alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Katkı maddeleri arasında önemli yer alan sülfitler çok sayıda yiyecekte (turşu, patates cipsi), alkollü içecekte ve ilaçta bulunuyor. 

4. Stresi azaltın ve bağışıklık sisteminizi kuvvetlendirin

Artık araştırmalarda çok net bir sonuca ulaşıldı. Zayıf bağışıklık sisteminin oluşmasında yüksek stresin çok net etkisi var! Gerekiyorsa temel vitamin ve minerallerden destek alın. Yeterli uyuyun, uykusuzluk metabolizmayı zayıflatır. Spor yapmanız bünyeye çok yardımcı olur. Ve en önemlisi stres seviyenizi düşürmek için elinizden geleni ardınıza koymayın. Seçim sizin: Dans, kır yürüyüşleri, meditasyon, dostlarla vakit geçirmek, müzik aleti çalmak, şiir dinletileri, konserler vs.

Beyaz tenliyseniz, yaşadığınız bölge aşırı soğuk/aşırı sıcak ve dik güneş ışınlarını bolca alan bir coğrafyaysa, musluk sularınız sert ise, güneş ışınlarına karşı koruma kullanmıyor, yüzünüzü sabunla gıcır gıcır temizleyip SPF koruması olan günlük bir nemlendiriciyi bile cildinize çok görüyorsanız \'ton farklılıkları\' olacaktır. Doğal sarışınsanız ve orta yaş üzerindeyseniz ton farklılıkları olma riski biraz daha yüksektir.

Hepimizin derimize renk veren hücreleri vardır. Güneş ışınlarına maruz kaldığımızda veya hormonal bazı değişimler geçirdiğimizde bu hücreler fazla melanin salgılar. Yüzeyde toplanan bu renk hücreleri bulundukları yerin rengini değiştirerek ton farklılıklarını yaratırlar. Fotosensivite dediğimiz \'ışığa karşı\' duyarlılığı olanlarda lekelenme bazı ilaçlar veya dış etkenler sebebiyle daha farklı gelişir. Bazı antibiyotikler, epilepsi ilaçları gibi sürekli kullanılan -bazı hormon ilaçları da- lekelenme ve ton farklılığının sebebi olabilir. 
Ton farklılığı olan kişinin mutlaka bir güneş koruyucu kullanmasıyla \'koyulaşma\' durdurulur. Sonra sıra ton farkının eşitlenmesine -açılmasına- gelir. Bunun için de ton eşitleyici serum ve kremler devreye girer.

Saf C vitamini içeren yoğun serum kürleri, cilt tonunun eşitlenmesine yardımcı olur aynı zamanda güneş kremlerin de koruyucu etkisini destekler. Lazer yahut kimyasal peeling ile lekeli / ton farkı olan bölgelerin rengini eşitleyebilir pürüzsüz bir renk oluşturabilirsiniz lakin sonrasında en az 30 SPF içeren bir koruyucu ile UVA/UVB ışınlarından korunmazsanız ton farklılığı artarak yine belirginleşecektir.

Güneşe çıkarken parfüm içeren kozmetikler kullanmayın.

Kış aylarında bile SPF 30 bir koruyucu kullanın

Senede 2 kez saf C vitamini kürü uygulayın

Haftalık peeling ve maske desteğiyle tonun eşitlenmesine yardım edin.

Kendinizi bildi bileli saçlarınız ve saç deriniz kuruysa \'genetik mirasınız\' olarak bunu taşıyorsunuzdur. Yani doğutan saçlı deride yağ eksikliği var. Anne karnında derinin uzantısı olarak saçlar ve tırnaklar aynı anda oluşur. Cansız, mat, kuru, ince kepekli saç derisi üzerinde büyümeye çalışan saç telleri de haliyle cılız olur.

Eğer doğuştan değil, sonradan kuru saçlara sahip olduysanız kullandığınız kimyasal boyalar, yanlış temizleme ürünleri, güneş, fön, röfle perma gibi sert kazıyıcı işlemler sebebiyle saç deriniz ve saçlarınız kurumuştur.

Her iki durumda da saç derisinin doğal yağ salgısı cılızdır, nem/yağ dengesi bozulmuştur ve saç derisi üzerindeki kuruyan deri parçacıklarını temizlemek, saç derisinin nefes almasını sağlamak ve beslemek zorundasınız. Çünkü cılız ve kuru saçlar \'kuru saç derisinde\' olur. Haliyle de çabuk kırılık, mat ve solgun durur, hacimsizdir.

Saç derisi neden kurur?

Özel durumlar: 
Tiroid gibi rahatsızlıkların tüm deride kuruma yaptığını hatırlatalım. Ama kuruma ve kabuklanma bir aradaysa bir rahatsızlık söz konusudur. Balık pulları gibi kabuklanma varsa sedef;  kırımızı bir saç derisi üzerinde irice kepeklenme varsa seboreik dermatit olma ihitmaliniz yüksektir. İlaçlı tedavi gerektirir. Kozmetiklerlin içinde dönmek yerine bir dermatologa görünün. 

Ağır uzun diyetler, narkoz alımı ve ameliyat, belli ilaçların sürekli kullanımı da vücutta, dolayısıyla saç derisinde geçici kuruluklar yapabilir.   

Çok sıcak suyla yıkanmak, ince saç telini hırpalar, kırılması kolaylaşır.
Islak saçı yüksek ısıda fönle kurutmak saçın nemini yok eder. Kurutur. Kopar.
Saçları her gün yıkamak doğal koruyucu yağını yok eder.
Çok açık ton saç boyalarını uzun süre kullanmak yağ salgısını bozar.
Yanlış ve agresif saç fırçası kullanmak saç tellerini inceltir, kırar.
İçeriği \'kazıyıcı kimyasallar\' içeren gelişigüzel üretilmiş şampuanlar kullanmak saçlı deriyi kazır, saçı zayıflatır.
Saatlerce saçta kalan deniz suyu, klorlu havuz suyu saçı kurutur. Hemen tatlı suyla yıkanmalıdır.
Güneş ışınları, ultraviyole saç tellerini ısıtır, nemini kurutur inceltir. Şapkayla koruyun. Saç bakım yağlarıyla korumaya alın.
Sert şekillendirici ürünler saç telinin nemini kurutur. Kırılması kolaylaşır. 
Çok ısınmış ve çok soğutulmuş ortamlarda sürekli bulunmak deriyi kurutur. Sakının. (klima/soba) 
 
Ne yapmalı?

Yumuşak içerikli, kimyasalı saç derisini rahatsız etmeyen ve kuru saçlar için üretilmiş, nem kaybını önleyen, besleyici şampuanlar seçilmeli.
Kuru saçları 2-3 günde bir yıkamalı. Her gün duş alıyorsanız vücudunuzu yıkayın ama saçınızı şampuanlamadan çıkabilirsiniz. 

Haftada 2-3 kez şampuan sonrası saç kremi yerine saç maskesi uygulayarak saç derisi ve kuru saç telleri güçlendirilmeli.
Saç telleriniz ince ve kuru ise tırnaklarınızın da kuru ve kırılgan olması normaldir. Her ikisi de aynı minerallerle beslenir ve bir eksiklik olduğunda her ikisi de etkilenir. Mineral gıda takviyesi almak her ikisine de iyi gelecektir. 
Saç derisindeki kuru tabakayı arındırmak için şampuanlamadan önce besleyici yağlardan faydalanın. 2-3 saat bekleyip, sonrasında şampuanlamak kuruluğu alacaktır.

Şampuan sonrası saçı ılık fönle kurutup, yağsız losyon ve toniklerle friksiyon yapmak saç derisini canlandırır nefes aldırır. Yağ/nem dengesine yardım eder. 

Kuru saç uçlarına yapılandırıcı serum uygulamak daha parlak, sağlıklı ve taranması kolay saç telleri yapacaktır. 
Kuru saçları açarken kırmamak için dolaşık açıcı spreylerden yararlanın. Nemi alınmış saça spreyleyip, iri dişli tarakla önce en alttaki saçları sonra ortadaki saçları en son en yukarıdaki saçları uçtan başlayarak açın.

İlk kırışıklar 25 yaş civarında deri altında oluşmaya başladığında yüzeyde göremeyiz. Ne zaman aradan 3-4 yıl geçer, 30 yaş civarı kazayağı dediğimiz mimik çizgilerinin varlığını fark edince panikleriz. Zaman elbette derinin yaş almasının en önemli aktörü ama suçlayabileceğimiz 2 figüran daha var! Güneş ve kurutan, nemi kazıyan temizleyiciler.

25 yaş civarına kadar seçeceğiniz göz kremlerinde nemi koruma özelliği olması yeterlidir. Göz etrafındaki kırışıkları kremler kadar seçtiğiniz güneş gözlüğü de gayet iyi koruma altına alır. Ancak herhangi bir güneş gözlüğü değil. UV filtreli iyi bir güneş gözlüğü sizi en az bir krem kadar korur.

Güneş gözlüğü %99 korur

Gözlük seçerken çerçevenin formu, metal aksesuarları, zevkinize hitap etmesi kadar ultraviyole ışınlarını süzen camları olmasına dikkat etmeniz gerek. UV emilimi olan camlar kırışıkların oluşmasını da derinleşmesini de en az krem kadar engeller. Bu, ayrı bir ışık filtreleme şeklidir. \'Koyu camlar ışığı daha çok engeller\' diye bir kaide yok. Uçuk vizon rengi veya açık gri bir cam da pekâlâ UV ışınını süzme özelliği taşıyabilir. Kaliteli yerlerden alacağınız gözlükler UV 'yi %99'a yakın kırar. İyi bir gözlük, göz çevresinin en büyük koruyucusudur. Pahalı gözlük ve \'sağlıklı\' gözlük arasındaki farkı bilinçli olarak görmemiz gerekir.

CE sertifikalı gözlükler

Optik mağazalarında personel size yardımcı olacaktır. UV filtresi içeren gözlüklerde CE işaretini aramalısınız. İmal eden firma, ürünün minimum kalite standartlarına uygun olduğunu garantilemek için bu sertifikayı alır. Gözlüğün üzerinde CE sertifikasını ve kutusu içerisinde sertifikanın onay kâğıdını görerek alın. Avrupa normlarında CE belgesi 380 nm sınırıyla üretilmiş gözlüklere verilir. Bu da gözlerinizi ve çevresini zararlı ışınlardan %95 oranında koruduğu anlamındadır. ABD standartlarındaki CE belgesi 400 nm'ye verilir. Bu sertifikayı taşıyan gözlüklerin de koruması %99-100 arasındadır.

CE sertifikalı gözlükler, yaz aylarında yüksek korumalı göz kremleriyle uğraşmak istemeyenlere sağlıklı bir alternatiftir. Çünkü göz kremlerinin içine güneş koruması ilave edildikçe kıvamı ve ağırlığı artar. 
 
Sevgiler...