LİLASIRLAR

BİR BİLİM KADININ GÖZÜNDEN KOZMETİKLER

Yaşlanmadan yaş almak: Cildiniz ve anti-aging

Antik Roma döneminden Orta Çağa, insanlık yaşlanmanın üstesinden gelmek, sonsuz gençliği korumak ve dayanılmaz büyüsünü elinde tutmak için uğraştı. Gençlik pınarı söylencelerin doğması; Kleopatra’nın efsanevi süt banyolarının tadını Mısır’ın o esrarengiz tapınaklarının gölgesinde çıkarması, Roma kadınlarının ve Osmanlı sultanlarının birbirinden değişik bitkisel karışımı denemelerinde hep tek amaç vardı:

Cilt yaşlanmasının önüne geçebilmek ve sonsuz güzelliği yakalamak!

Günümüzde amaç hala aynı! Hala ebedi gençliği yakalamış kimse yok aramızda ama bilimin bize sunduğu birbirinden değişik ve ileri teknolojilerle üretilmiş bazı kozmetik ürünler akıllara durgunluk verecek kadar mucizevî çözümler getirebiliyor…

Cilt doğal yaşlanmanın ilk işaretlerini yüzeyinde yansıtır ve bu dönemde cilt kalitesinin artırılması ve bakımının sürdürülebilmesi için cildi yenileyici ve destekleyici ürünler büyük bir rol oynar.

Bu nedenle sevgili hanımlar, cilt yaşlanma mekanizmasının bilimsel olarak anlaşılması ve bu verilerin ışığı altında kozmetik ürünlerin geliştirilmesi ve kullanıcı tarafından secimi oldukça önemlidir.

 

Kim korkar hain kurttan? Cildimiz, yaşlanma ve dışsal etkenler

Hepimiz uzun saatler sıcak güneş altında güneşlenmeyi, bir keyif sigarası ile kaçamağı, söyle bol kızartmalı ve birbirinden lezzetli tatlılarla dolu sofraları seviyoruz. Peki, bunların cildimizin yaşlanmasına etkisi olabilir mi? Yok canım diyenleri duyuyorum. Var! J

Cilt yaşanmasını iki genel sınıfa ayırabiliriz: 

(1) fiziksel, kimyasal ve mekanik çevresel etkenlerin veya UV’ye bağlı gelişen fotoyaşlanmanin (photoaging) rol oynadığı kısaca dışsal etkenler diyeceğimiz, faktörlere bağlı prematüre veya erken yaşlanma.

(2) artan yaşa bağlı kronolojik içsel yaşlanma.

Güneş ışığı (UV), sigara ve alkol tüketimi, yüksek yağ ve seker içerikli kotu beslenme cilt kalitesinin bozunmasındaki en büyük paya sahip dışsal etkenlerdir 1, 2. Dışsal etkenler yaşlanmayı erken başlatır, hızlandırır veya arttırabilir. Özellikle, yüz, boyun ve eller gibi devamlı bu etkilere açık olan bölgelerde prematüre/ erken yaşlanma görülmektedir 3, 4. Sigara dumanının cilt üzerinde fototoksik etkisi olduğu ve erken yaşlanmaya neden olduğu gösterilmiştir 5. Fotoyaşlanmanın ve dışsal etken yaşlandırıcılarının cilt üzerindeki karakteristik yapısal değişikliklerini düzensiz kuruluk, koyu veya açık pigmentasyon, solgunluk, derin çizgiler, cilt gevşekliği ve cilt yumuşaklığının kaybedilmesi şeklinde özetleyebiliriz 6. Yüz, eller ve boyun dışında mekanik veya UV gibi dış etkenlere maruz kalmamış ciltte yaşlanma, kuruluk ve kırışıklıklar daha ç ok genetik ve hormon düzeyindeki iç değişikliklere bağlı olarak gelişmekte. 7

 

Zaman geçiyor, tik tak!: Cildimizin özdengesi ve fonksiyonel değişiklikler

Bu kısma geçmeden ufak bir cildin “özdengesi” ne demektir ona değinmeliyim. Özdenge (Homeostasis) iç yaşam ortamının en uygun ve normal şartlarda devam ettiği “dinamik denge”dir. Cilt özdenge fonksiyonlarının arasında koruma [immun (bagisiklik) sistemi], cilt geçirgenliği, cilt su dengesi (nem) ve dışarıdan sürülen malzemelerin emilimi gelmektedir. Yaşlanmayı başlatan etkenler cildin özdengesini bozabilir ve meydana gelen fonksiyonel değişiklikler cildin bariyer fonksiyonunda, hücre ve kollajen dokunun yenilenmesinde ve immunolojik cevapta görülen azalma olarak gözlemlenir 3.  

Cildin temel özdenge fonksiyonlarından biri olan cildin bariyer (geçirgenlik) özelliği ciltteki nem oranını korurken ayrıca bakım ve iyileştirme amaçlı dışarıdan uygulanan malzemelere (kişisel bakim ürünleri gibi) geçirgenlik sağlamaktadır 8.

Bariyer fonksiyonu, ilerleyen yas ve artan fotoyaşlanmayla azalır ve cildin çok daha çabuk nem kaybederek kurumasına neden olur. Kuru cilt, azalmış lipit yapısı ve cilt tahrişinden sonra bariyerin kendisini yenilemesinde gecikmesi ile tanımlanabilir 9. Artan kuruluk ve cildin bariyer özelliğini kaybetmesi ile pullanma, tahriş, kızarıklık ve çatlamalar, hızlı yaşlanma ve doğru seçilmemiş kişisel bakım ürünlerine aşırı hassasiyet ortaya çıkabilmektedir 9.

Cildin elastikiyetini sürdürmesinde kollajen önemli bir yere sahiptir. Kollajen üretiminin, UV ışınlarına fazla maruz kalınması ile önemli oranda düştüğü gözlenmiştir. Cildin genç ve esnek görünümünü destekleyen, yapısında kollajen içeren elastik fiberlerin bozunması cilt yaşlanmasında ve özellikle kırışıkların oluşmasında büyük rol oynar 8. Menopoz ile veya kadınlık hormonu “östrojen” düzeyinin düşmesi, ciltte kuruluk, kırışık, kollajen bozunumu ve ayrıca elastikiyet kaybına yol açabilmekte… 10

Yaşlanmakta olan ciltlerde yara iyileşmesi yavaşlar, dış etkenlere karşı cildi koruyan immunolojik (bağışıklık) cevabın gücü gittikçe azalır. Koruyucumuz olan bağışıklık sistemine ait hücre sayısındaki azalma ve fonksiyonlarında bozulma olunca; deri dış etkenlere karşı çok ihtiyacı olan savunmayı yapamıyor ve istenmeyen hassasiyet ve tahrişler ortaya çıkıveriyor 11. Bu durumlarda, cilt özdengesinin bozulması halinde, cilt eski haline dönebilmek ve sistemi normal haline getirebilmek için elinden geleni yapacaktır. Kronolojik yaşlanmaya ek olarak zamanla artarak çoğalan yaşlanma etkenlerine karşı cildin yıpranmasını azaltmak için dış etkenleri (UV, sigara ve alkol tüketimi) azaltmak, iyi beslenmek ve uygun ürünler kullanarak yardımcı olmak gerekir.

 

Yaşlanma karşıtı ürünleri devamlı kullanmanız gerekiyor mu?

Yılların üst üste binen yıpranmışlığı, dış çevre koşulları, yaşama tarzımız ve yemek alışkanlığımız derken cildimizin ne kadar çabuk yaşlanacağına biz karar veriyoruz. Evet, biz…

Gördüğünüz gibi yaşlanmak kaçınılmaz ama yaşlanmayı geciktirmek ve yaşlandıkça güzelleşmek sizin elinizde. Sabah uyandığınızda aynada görmek istediğiniz kuru bakımsız kırışık bir cilt mi, yoksa yumuşak, nemlendirilmiş mutlu bir yüz mü?

Ne yazık ki çoğumuz anti-aging/anti-wrinkle yani ”yaşlanma karşıtı” ürünleri yüzümüzde ilk kırışıklıklar ve çizgileri görmeden kullanmaya başlamıyoruz. Başlasak bile ihmal ediyor veya disiplinle kullanmıyoruz. Genel olarak anti-aging ürünler cilt yaşlılığını geciktirici ve hafifletici içeriklere sahiptir ve esas amaç “başka kırışıklıklar oluşmadan” ilk kırışıklıkları azaltmaktır.

Yaşınız ne olursa olsun, cildinizin esnekliğini ve sağlığını korumak ve yaşlanma sürecinin önüne geçebilmek için uygun bir cilt bakimi ve anti-aging kremi kullanmanın cildinize cok faydası olacaktır. Doğru ürünleri doğru zamanda kullanarak cilt yaşlanmasının önüne geçebilir, cilt yaşınızı geriye çekebilir, zamanla güzelleşen, bakımlı ve diri bir cilde sahip olabilirsiniz.

Ayrıca, cildinizin sağlığı ve görünümünü korumak için kullandığınız kozmetik ürünlere destek olarak, yemek düzeninizi ve sigara kullanımınızı dikkate alın, cildinizi içeriden de destekleyin. Fiziksel aktivitenizi arttırın, kaliteli uyku ve stresten uzak durmaya özen gösterin. Yaşam tarzınızda yapacağınız bu olumlu değişiklikler sadece cildinize değil sağılınıza bütün olarak fazlasıyla yardımcı olacaktır.

Anti-aging krem ve ürünlerini kullanma konusunda değiştirilemez ve sabit, “taşa kazınmış” kurallar bulunmuyor. Bununla birlikte, en iyi sonuçları almayı garanti etmek ve paranızın karşılığını almak istiyorsanız bu noktada iş size düşüyor.  Cildinizin ihtiyacına en uygun anti-aging ürününü düzenli ve devamlı olarak kullanmanız, istediğiniz sonuca ulaşmanıza yardımcı olacaktır. Anti-aging kreminizden net sonuçlar elde etmek için urunu “en az” 30 gün düzenli olarak kullanmanız gerekiyor. Bazi durumlarda 30 günden önce değişikleri fark edebilirsiniz, ama unutmayan sonuçlar belli bir zaman sonra görülecektir.

İkinci önemli nokta ise cildinize en uygun urunun secimi ve kullanım talimatlarına uymak… İyi bir kırışık kremi, cildinizin yenilenmesine ve esnekliğini arttırmasına yardım eden içeriğe sahip olmalı. Cildinizin elastikiyetini destekleyen “kollajenin” adlı destek doku proteinidir Bunun üretimi ilerleyen yaş ile azalır. Anti-aging kreminizi kullandığınız surece cildinize dıştan destek veriyor, cildinizin daha esnek, canlı ve sağlıklı görünmesi için yardımcı oluyorsunuz.

Yukarda değindiğim gibi kuru cilt kırışıklık ve ince çizgilerin oluşumunu hızlandırabilir. Anti-aging ürününüzü aksatmadan kullanarak bariyer (geçirgenlik) fonksiyonu ve nemi azalmış cildinizin maksimum nem dengesini korumasına yardımcı oluyorsunuz.  

Günümüzde, gittikçe popüler olan estetik ameliyat ve botox gibi yaşlanma karşıtı uyumalarda bile genç görünümün kalıcılığı için tekrarlanan tedavilerin aralıksız devam etmesi tavsiye ediliyor. Bu noktada kilit sözcüklerimiz tekrarlanan ve devam eden… Neden mi? Zaman gibi cildin yaşlanması da devam eden doğal bir süreç… Anti-aging ürünlerinizi kullanmayı bıraktığınızda cildinizde cansızlık, sarkma ve yorgunluk gibi işaretleri zaman geçtikçe görebilirsiniz.  Çünkü zaman durmuyor, devamlı ilerliyor. Cildimiz zamana kendi başına karşı koyamıyor ve doğal surecinde yaşlanmasına devam ediyor.

Özetle, her turlu dış etkiye karşı bizi koruyan cildimizin sağlığı ve mutluluğu için, düzenli şekilde anti-aging ürünlerle bakımına, doğru beslenme, sigara, alkol tüketimine ve güneşe dikkat ettiğimiz takdirde zamanın etkilerini yavaşlatabilir, her yaşı en güzel ve sağlıklı şekilde “yaşsız” yaşayabiliriz.

Dip not: Bu makale reçete, ilaç, medikal veya tedavi edici tıbbi önerilerin yerine kullanılma amacını taşımamaktadır. Bu nedenle, sağlığınızla ilgili konularda, lütfen profesyonel sağlık personeline danışınız.

 

KAYNAKLAR

1. Bernhard D, Moser C, Backovic A, Wick G: Cigarette smoke--an aging accelerator? Exp Gerontol 2007;42:160-165.

2. Fisher GJ, Kang S, Varani J, Bata-Csorgo Z, Wan Y, Datta S, Voorhees JJ: Mechanisms of photoaging and chronological skin aging. Arch Dermatol 2002;138:1462-1470.

3. Kohl E, Steinbauer J, Landthaler M, Szeimies RM: Skin ageing. J Eur Acad Dermatol Venereol 2011;25:873-884.

4. Makrantonaki E, Zouboulis CC: The skin as a mirror of the aging process in the human organism--state of the art and results of the aging research in the German National Genome Research Network 2 (NGFN-2). Exp Gerontol 2007;42:879-886.

5. Placzek M, Kerkmann U, Bell S, Koepke P, Przybilla B: Tobacco smoke is phototoxic. Br J Dermatol 2004;150:991-993.

6. Helfrich YR, Sachs DL, Voorhees JJ: Overview of skin aging and photoaging. Dermatol Nurs 2008;20:177-183; quiz 184.

7. Sumino H, Ichikawa S, Abe M, Endo Y, Nakajima Y, Minegishi T, Ishikawa O, Kurabayashi M: Effects of aging and postmenopausal hypoestrogenism on skin elasticity and bone mineral density in Japanese women. Endocr J 2004;51:159-164.

8. Elias PM, Ghadially R: The aged epidermal permeability barrier: basis for functional abnormalities. Clin Geriatr Med 2002;18:103-120, vii.

9. Seyfarth F, Schliemann S, Antonov D, Elsner P: Dry skin, barrier function, and irritant contact dermatitis in the elderly. Clin Dermatol 2011;29:31-36.

10. Hall G, Phillips TJ: Estrogen and skin: the effects of estrogen, menopause, and hormone replacement therapy on the skin. J Am Acad Dermatol 2005;53:555-568; quiz 569-572.

11. Vukmanovic-Stejic M, Rustin MH, Nikolich-Zugich J, Akbar AN: Immune responses in the skin in old age. Curr Opin Immunol 2011;23:525-531.

 

Molekuler Tip ve Immunoloji 

Yardımcı Doçent Dr. Ebru Karpuzoğlu, MSc, PhD