LİLASIRLAR

HER SİVİLCEYE “AKNE“ DEMEYİN!

Eğer cildinizde sürekli kırmızı görünümlü içi iltihaplı sivilceler varsa, cildinizi çok yağlı ve ağır hissediyorsanız, bunların yoğun olduğu yerler yüz, sırt, omuzlar ve göğüs ise “akneli cilde” sahipsiniz demektir. Zaman zaman siyah noktacıkların altında başlayan kırmızı şişlikler, iltihaba, şişlikler de kiste dönüşebiliyor.

Yağ bezlerinin hormonlardan etkilendiğini biliyoruz, ancak her akneli cilt hormonal bozukluğu da işaret etmez! Cilt bakımına uygun kozmetik arayışına çıkmadan önce bir deri uzmanına görünmeniz daha doğrudur. Yıkamak için A vitamini, Niasinamid (Vitamin B3) içeren temizleyicilerden, peroksit içeren jellerden faydalanabilirsiniz. Evde soyma işlemi yapan özel kremlerden de yararlanabilir, doktorun verdiği deri ilaçlarına “takviye olarak” kozmetik kullanabilirsiniz.

Çünkü eczada ve kozmetik içeriğinde kullanılan madde oranları, yasalarla belirlenmiştir ve kozmetikler “tedavi” sınıfına girmezler. Akne de tedavi gerektiren bir hastalıktır. Sonuçta, akneli ciltteki sivilcelerinin sebebi kirlilik ve yiyecekler değildir.

Akneniz nasıl oluşur?

  • Yağ salgısının çıktığı kanalın içindeki hücreler çoğalır, yapışkanlaşır ve kanal içine dökülüp kanalı tıkar.

  • Yağ salgısı artınca, tıkanan kanalda bir iltihap oluşur. Bu iltihabı yapan zaten her ciltte bulunan bir bakteridir.

  • Yağ kanalının yapısını bozan bir etkileşime girdiği için iltihap ve derin köklü sivilce oluşur.

Yani akne için yağ kanalının daralması ve hormonal aktivitenin artırdığı yağ salgısının çoğalmasını ilk sebeplerden sayabiliriz. Ergenlerde daha çok görülmesinin sebebini de böylece açıklamış olduk. Unutmayın, uzmanlar akneye yatkın insanlarda kabızlık ve sindirim sistemi bozukluklarını da sayabiliyorlar.

Sağlıklı PH’ı olan bir deride bakteriler üreyecek ortam bulamazlar. Bu yüzden akne ile savaşırken derinin PH'ının bozulmamasına çok dikkat edilir. Ürün seçerken çok kazıyıcı kozmetikler kullanmamanız için bir sebep daha!

O halde ne yapacaksınız?

Doğum kontrol hapı kullanmanın aknede ciddi düzelme sağladığı bildirilmiştir. Aklınızda olsun, ama doktorunuzla beraber hareket etmeniz en doğru iştir.

  • Aşırı yıkamak, cildinizin yüzeyinin iyice tahriş olmasına yol açar ve sivilceler artabilir. Ovalayıp tahriş etmeyin. Yüzünüze, elinizi çok sürmeyin. Zaten ciltte bulunan bu mikrobun yağ kanalına girmesini kolaylaştırırsınız.

  • Yanaklarınıza ve alnınıza değen saçları toplayın.

  • Uyuduğunuz yastık kılıfını mümkünse her gün değiştirin ve yüzünüzü koyduğunuz yastık kılıflarını yıkarken deterjan değil rende sabun kullanın.

  • Sivilceleri sıkıp yan dokuya da sıçratmayın, kalıcı izler bırakırsınız.

  • Allık fırçanızı sık sık mikroplardan arındırın.

  • Yağsız formüllü ve antiseptik içeren fondötenler, kapatıcılar kullanın.

  • Cildi disiplinle her sabah ve akşam uygun kozmetikle temizleyin ve yağ salgısını baskı altına alan nemlendiriciler kullanın

  • Geceleri, temizlikten sonra derinin kendini onarması için üretilmiş akne kremleri sürün

  • Terleme sonrası(gözenekler mikrop girişine daha açık olduğundan) hemen duş alın.

  • Yaz aylarında güneş deriyi kalınlaştırır, sivilcelerinizin çoğalmasına sebep olabilir. Formülünde su temeli olan güneş koruyucuları kullanın.

Cildin yağ kontrolünü sağlamak için doktorunuz, aknenin şiddetine göre asitlerle yapılan kimyasal soyma işlemi uygulayabilir. Ancak unutmayın ki tedavi bir iki ayda sonuç veren bir şey değildir ve süreklilik, sabır ister. Glikoik (AHA), laktobionik, sitrik asit içeren kozmetiklerle de akne kontrol altına alınabilir. Ama asla unutmayın ki bu tarz ürünleri kullanırken gündüzleri en az 30 SPF içeren bir koruyucu kullanmalısınız. Şimdi içinizden “neden” diyorsunuz! Çünkü asitle yapılan her işlemde eğer deriyi güneş ışınlarından korumaya almazsanız size gayet hassaslaşmış“lekeli” bir cilt armağan eder. Sonra da lekelerle savaşmak için para dökersiniz…

 

Ayşenur Yazıcı