LİLASIRLAR

NAR VE KOZMETİK

Gençlik dopingi nar... Onu yeni keşfetmedik! Ama nedense birden moda oldu ve neredeyse tüm kozmetik markaları “narlı” bir seri çıkardı. Tarih boyunca hep var olmuş, kadim bir meyve. Ürdün’de yapılan bir kazıda bronz çağına ait olduğu düşünülen bir tabakada, nar fosili bulunmuş. Hipokrat bazı kadın hastalıklarının narla geçebileceğinden bahsediyor. Narın ağzımızda bıraktığı buruk tadın sebebi olan içerdiği “tanen” narın bileşiklerinden sadece biri…

Tanen, ellajik asit, flavonoidler, polifenoller, yağ asitleri, vitaminler ve oligo elementler bakımından zengin bu meyvede doğru hücre yenilenmesini teşvik etmek için her şey mevcut. Antioksidan kapasitesi yeşil çaydan ve üzümden üç kat daha güçlü! Üstelik anti enflamatuar (yangı önleyici) yetisi de var.

  • Antioksidan olarak sıralamada, frambuaz, siyah Frenk üzümü ve çay üzümünden daha zengindir.

  • Nar özü, SPF içeren kremlerin korumasını %20 daha artırır.

  • Hücre zarına su sirkülasyonunu sağlayan kanalları (aquaporin) destekler ve yüksek nem tutulmasını sağlar.

  • Dokuları canlandırır, cilt daha diri olur.


Yorulmuş, vaktinden önce hırpalanmış, canlanmaya ve neme ihtiyacı olan her yaştan tüm cilt tiplerine nar desteği iyi gelecektir.

 

Ayşenur Yazıcı