LİLASIRLAR

SAÇ BAKIMINDA BİLMEDİKLERİNİZ!

Saçla ilgili o kadar çok ürün seçeneği var ki ve saçla ilgili o kadar çok yalan yanlış bilgi ortalıkta dolanıyor ki nereden başlayacağımı şaşırdım. Sevgili hanımlar, saçlarımızın ince veya kalın telli oluşu genetiktir. Erken yaşta dökülmesi veya beyazlaması da öyle... Stres ve yaşam koşulları vücut salgılarını ve saçları çok etkiler. Bazı ağır hastalıklar, kullanılan ilaçlar, stres, yaşam şartlarının hırpalayıcı oluşu da saçların zayıflamasına, kaybına sebep olabilir. Jöle, ağır kazıyıcı şampuanlar, sürekli şapkayla saç derisini örtmek saçın kaybını hızlandırır. Bunların da üzerine sıcak fönle kurutur suyunu kaybetmesine sebep oluruz, rengini açarız, amonyakla yakar inceltir koparırız, maşa yapar uçlarını kırıp yakarız...

Stresin ve kimyasalın hayatımızın bir parçası olduğu bu çağda sizce, saçın sağlıklı kalması mucizeden sayılmalı mı sayılmamalı mı? Saçınızın kıymetini bilin ve dökülmeden, incelmeden, yanmadan ve kurumadan korumak için kozmetiklerden faydalanmaya başlayın. "İyi de binlerce maske ve şampuan arasından ben hangisini nasıl seçeceğim" diyenler için bunca satır...

Artık "trikoloji" (saç bilimi) uzmanları var. Diyorlar ki:

Saç kaybı ertelenebilir ama önlenemez. Ama genetik olmayan saç kaybında kellik trikoloji uzmanları tarafından önlenebiliyor. Saç derisi ve dökülmesi sorunu yaşayan insanların danışacakları kişi bu olmalıdır. Yoksa şampuan değiştirerek saçın yapısını değiştireceğini sanmak biraz hayalperestlik oluyor.

Saç dışarıdan çok, içeriden -kökünden- büyüdüğü noktadan beslenen bir uzantıdır. Tıpkı tırnaklarımız gibi. Bunun için Activar'ın kapsülleri çok işinize yarayacaktır. Perfectil, Imedeen gibi deri ve uzantılarını içeriden besleyen kapsüller, haplar, mineral takviyeleri içeriden derinin kalitesini ve tırnak/saç gibi deri uzantılarının da kalitesini çok artırır. Eczacınıza bu konuda danışmaktan ne olur çekinmeyin.

Saç telleriniz kimyasal işlemlerden, açıcı boyalardan, klorlu havuz suyundan, güneşten etkilenir ve yapısını bozar. Saç telinizin etrafını bir gül tomurcuğunun kat kat yaprakları gibi saran ince keratin pullar açılır. Aralarında birbirlerine tutunmak için gerekli sıkı yapı açılır. Barındırdığı nemi tutamaz hale gelir. Kopmalar başlar. Saç kökünde ise kimyasal işlemler saç telinin kan damarlarıyla beslenmesini ve saç derisinin "yağıyla korunma kalkanını" bozduklarından, saç teli artık güçlü büyüyemez. Sonuç: Cılız ve dökülen saçlar.

Şampuan her şeyi halletmez!

Önce saç derisini rahatlatan tonik ve losyonlarla onun paniğini dindirmeniz gerekir. İkinci yapacağınız iş, içinde kimyasal olmayan şampuanlar seçmektir. Köpürtücü olarak kullanılan bazı maddelerin kan dolaşımına karıştığını, zehirli olduğunu, ama bedeninizin bu zehirlerle baş edecek bağışıklık sistemine da sahip olduğunu hepiniz artık biliyorsunuz! Kozmetikler "güvenli" olmalı! Şampuanınızın içeriğindekilere mutlaka göz atın. 

İnternette her yer kaynıyor! İngilizce, Almanca Türkçe veya Fransızca, istediğiniz dilden arama yapın bilim-adamları, kozmetologlar, kimyagerler ve genetik bilimciler birbirlerini yiyorlar!

Hala "kanser yapar", "yok zararlı değil ayol" tartışmalarının sürdüğü bu SLS oyunundan ben bıktım!

Diş macunlarındaki SLS'nın ağız aftları üzerinde etkisi olduğu yazılı.Çocuklarda göz gelişimini etkilediği de belirtilmiş.Hatta kalp ve ciğer gibi organlara da zarar verdiği yazılı. İşin en umutsuz tarafı çocuk şampuanlarında bile var!

Hani biz yaşadığımız kadar yaşadık SLS olsun napalım (!) da çocukları niye zehirliyoruz mantığıyla yazmıyorum bunu...Hepimizin uzun ve sağlıklı yaşa hakkımız, ürün seçme ve zehirli olanı reddetme hakkımız var. Yeter ki bilgili olalım. Çünkü ucuz maliyet adına kimsenin diğerinin sağlığını filan düşündüğü yok.

Şampuanlarda SLS (Sodium Lauryl Sulfate) Sodium Laureth Sulfate (SLES) ve zararlı tuzlar olmamalıdır. Kafa derinizi kazırcasına temizler, saç derisinin koruyucu yağını, proteinleri alır gider, köpürür ama saçın kök hücrelerine zarar verir. Bununla da kalsa iyi. Dünyanın çok güvenilir kuruluşlarından EWG (Environmental Working Group) bu iki maddenin laboratuvar sonuçlarını aynen şöyle açıklıyor: "Memeli hücreleri üzerinde mutasyon sonuçları alındı. Nörotoksisite sonuçları: Hayvanlar üzerinde orta seviyede beyin ve sinir sistemi etkileri var. Organlar üzerinde toksisite: Düşük dozda organ etkilenmeleri görüldü. (Kaynakça (1983) Journal of American College Of Toxicology) 1-34

Şimdi lütfen kozmetiğin eğlenceli, temizleyici ve rahatlatıcı oyununu bir kenara bırakarak bu yazıyı okuyunuz.

  • Şampuanınızı, içindekilere bakarak seçin. Organik köpürtücüler olmasına dikkat edin.
     
  • Saç tellerinizi maskelerle onarabilirsiniz ama "saçınızın kalitesini" içeriden takviye alarak, düzgün beslenerek ve zararlı madde içermeyen organik şampuanlar kullanarak koruyabilirsiniz.

Yazıyı sonlamak için küçük bir not: İçeriğinde SLS olan bir şampuan aşağıdaki bileşiklerle beraber etkileşime girerse vücuda daha çok zarar verecek olan "nitrosamines"leri oluşturur. ( TEA trietanolamin, MEA monoetanolamin, DEA dietanolamin) Sözün özü, biz sizi seviyoruz ve sevdiklerinizle uzun yıllar sağlıklı ve neşeli kalmanızı istiyoruz. Siz de ne olur kendinizi sevin,  ürün seçiminde seçici olun.

İçeriği temiz birkaç ürün önerisi:

Petal Fresh Şampuan ve Saç Kremleri (Organik ve sertifikalı)

Babe Saç Dökülmesi Önleyici Şampuan (Zehir içermez)

Babe Saç Dökülmesini Önleyici Losyon (Zehir içermez)

Logona Bio Organik Şampuan (Organik ve sertifikalı)

Logona Saç Şekillendirici (Sertifikalı organik)

Organicum Şampuan ve Saç Kremleri (Sertifikalı)

Durance Organik Zeytin Ağacından Besleyici Şampuan (Eco sertifikalı)

Durance Antik Güller Şampuan ve Bakım Kremi (Organik ve sertifikalı)

Durance Organik Lavanta Parlatıcı Şampuan (Organik ve sertifikalı)

Down Under Naturals Nude Nemlendirici Şampuan (SLS içermez)

HC Şampuan (SLS içermez)

 

 

 

Ayşenur Yazıcı